BEBEK CİLDİ

 

Cildimiz, organizmamızın en büyük organıdır. Doğumdan itibaren dış çevreye karşı koruyucu bariyer görevi görme veya ebeveynlerin çocuklarını okşamayı sevmesine benzer dokunma hissini algılama gibi önemli işlevler geliştirmektedir. 

 

Cilt, ergenliğin sonuna kadar tam olarak gelişmemektedir. Bebeklerin ve çocukların cildini karakterize eden çeşitli faktörleri dikkate almalıyız:

* Bebeklerde yetişkinlerin cildine nazaran daha yüksek oranda ilişki yüzeyi/hacim söz konusudur. Bu nedenle dış ajanlara temas daha yüksektir.

* Bebeklerde yetişkinlerin cildine nazaran daha az keratinize olan daha ince stratum corneum vardır. Böylece epidermis hücreleri arasında, daha hassas ve daha geçirgen bir cild görülür.

* Bebeklerde daha az melanin üretimi olduğundan, güneşe karşı daha korumasızdırlar.

* Bebeklerde epikütanöz (cilt üstü) emülsiyonunun lipid kompozisyonu farklıdır ve koruyucu kapasitesi daha düşüktür.

* Bebeklerde işlevsel açıdan ter bezleri gelişmemiştir.

* Bebeklerde bağışıklık sistemi tam anlamıyla gelişmemiştir.

 

Bu özellikler, bebeklerin ve çocukların cildinin doğru koruyucu işlevli bariyere sahip olmalarına olanak vermemekte, ciltlerinin güneşin yaydığı zararlı ışınlara, dış çevreden gelen tahrişe ve dehidrasyona kolaylıkla neden olmaktadır.

 

Bebek ve çocukların cildinin, yetişkinlerin cildine göre daha duyarlı, daha narin ve daha hassas olduğunu bilmek önemlidir. Bu dönemlerinde bebekler ve çocuklarda pullanma, atopik deri iltihabı veya pişik gibi yaygın dermatopatolojilerle karşılaşabilmektedirler. İşte bu nedenden dolayı bebeklerin ve çocukların ciltlerinin özelliklerine ve karakteristiklerine özel ürünlere gereksinim duyulmaktadır.